TAMAMLAYICI TIP YÖNTEMLERİ

Nöralterapi

Bu yöntem 1920‘li yıllarda iki Alman hekim olan Ferdinand ve Walter Huneke tarafından bulunmuştur. 

Nöralterapi, iyileşme için sinir sistemine etki edilmesi anlamında kullanılmaktadır. Vücudun kendi nörovejatetif (otonom) sistemini kullanarak yapılan bir tedavidir. Başka bir deyişle nöralterapi, çesitli hastalıkların ve özellikle ağrıların, lokal anestezikler kullanarak yapılan regülasyon yani düzenleme tedavisidir. 

Nöralterapide amaç, çeşitli alanlarda bozulmuş olan süreçlerin normale döndürülmesidir.

Nöralterapinin Kullanım Alanları

Ağrı tedavisi

Devamı için tıklayın


Akupunktur

Yaklaşık 6000 yıldır uygulanan bir metoddur. Klasik Çin tıbbında insan yaşayan evrenin bir parçası olarak kabul edilir ve herşeyin içinde varolan evrensel gücün insanın da içinde bulunduğuna inanılır. “Chi” adı verilen bu enerji insan vücudunda “meridyen” denilen kanallarda dolaşır. Kanallar üzerinde duran ve belli etkinlikleri deneysel olarak tespit edilmiş noktalardır. Vücutta yaklaşık 361 iğne tatbik edilecek nokta vardır. Bu noktaların %80’i tetik noktalarıdır.

Deri, doku ve organlardaki patolojiyi ( ağrıyı, fonksiyon bozukluğunu ) ortadan kaldırma amacıyla, deri üzerinden belirli noktalara çok ince altın, çelik veya gümüş iğneler sokularak yapılan tedavi şeklidir. 

Akupunkturun Kullanım Alanları

Bağımlılık tedavileri

Devamı için tıklayın


Manuelterapi - Osteopati

Manuelterapi

Manuelterapi kelime anlamı olarak, el ile yapılan tedavi demektir. Omurga ve ekstremite eklemlerindeki ağrı ve fonksiyon bozukluklarının tanı, tedavi ve korunması ile ilgili bilim dalıdır.

Manuelterapinin etkin ve güvenli uygulanması için lokomotor sistemin anatomik biyomekanik ve nörofizyolojik olarak detaylı değerlendirilmesi gerekir.

Manuelterapinin amacı, eklemlerdeki blokaj olarak adlandırılan kısıtlanmış hareketi vücudun duruş şeklinin denge içinde, en yüksek derecede ve ağrısız artırıp,  fonksiyonu sağlamak ve beden mekaniğini korumaktır.

Devamı için tıklayın


Fitoterapi

Hastalıkların bitkilerden elde edilen ilaçlarla tedavisi, insanlık tarihi kadar eski bir iyileştirme yöntemidir. Çağlar boyunca, kuşaktan kusağa aktarılan bilgiler, tecrübeler, yoğun calışmalar  ve inanışlar bir bütün olan bu birikimi oluşturmaktadır.

Bitkilerdeki aktif biyolojik maddeler, canlı bir organizmanın metabolizmasından kaynaklanan ürünler oldukları için insan vücudu tarafından sentetik ilaçlara oranla daha kolayca özümlenmektedirler ve biyolojik yarar daha iyi olmaktadır.

Bitkilerin hastalık tedavilerindeki rolü, yadsınamayacak bir gerçektir. Bugün, hastalıkların pek çoğunu bitkisel ürünlerle tedavi etmek veya tedavilerini desteklemek mümkündür. Soğuk algınlığından kansere kadar pek çok hastalığın tedavisinde bitkilerin yeri vardır.



Oksijen ve Ozon Tedavisi

Ozon, üç oksijen atomundan oluşan bir kimyasal bileşiktir. İki atomlu normal atmosferik oksijenin çok yüksek enerji taşıyan bir şeklidir. Ozon oda sıcaklığında renksiz, karakteristik kokusu olan bir gazdır. İsmi Yunanca “koklamak” manasına gelen ozein’den gelir.

Medikal ozon daima saf ozon ve saf oksijenin karışımı şeklinde kullanılır. Medikal ozonun iyi bilinen bakteri öldürücü, mantar öldürücü ve virüs çoğalmasını önleyici özelliği sebebiyle, enfekte olmuş yaraların dezenfeksiyonunda ve ayrıca bakteri ve virüslerin sebep olduğu hastalıkların tedavisinde kullanılır.

Kan dolaşımını artırma yeteneği, dolaşımla ilgili bozuklukların tedavisinde kullanılır ve organik fonksiyonların yeniden canlandırılması da ozonu çok değerli kılar.

Devamı için tıklayın


Beslenme Danışmanlığı

Besinler bedene destek olan, hücrelerin oluşması ve yenilenmesi için gereken maddeleri sağlarlar. Besinler uygun ve dengeli biçimde alınmazlarsa, beslenme bozukluğuna bağlı hastalıklar ortaya çıkabilir. Bu sebeple doğru ve dengeli beslenmek önemlidir.

Kişiye ilk olarak kapsamlı muayene yapılmaktadır. Beslenme düzeni kişinin sağlık durumu, kilosu, diyet geçmişi, fizyolojisi gibi durumlara göre sadece kişiye özel olarak belirlenmektedir. Belirleme sürecinde kişinin tavsiye, öneri ve isteği de uzman kararı ile birlikte beslenme programı hazırlanmaktadır.



Hipnoterapi

Hipnoterapi hipnoz ile tedavi anlamında gelmektedir. Bakışla, sözle ya da yardımcı nesneler kullanarak ve telkin ile oluşturulan özel bir uyku durumudur. Bu uyku durumda kişi dikkatini belli bölgelere yoğunlaştırmakta ve bilinçaltını aktif hale getirmektedir.

Hipnozun kullanım alanları 3 ana gruba ayrılır:

1. Psikiyatrik hastalıklarda

Tik

Kekeleme

Devamı için tıklayın


Psikoterapi

Kişilerin duygusal ve davranışsal sorunlarının çözümünü, ruh sağlıklarının geliştirilmesi ve korunmasını amaçlayan tekniklerin genel adıdır.

Psikolojik rahatsızlar, psikososyal ve psikomatik şikayetlerin üstesinden gelmek ya da azaltmak, davranış ve tutum değişiklikleri sağlamak, bireysel farkındalık, gelişim, olgunlaşma sağlayabilmek için psikoterapi yöntemleri kullanarak yapılan terepatik müdehaledir.



Fizyoterapi - Egzersiz - Yoga

Fizyoterapi

Kişilerin, hareket bozukluğuna yol açan her türlü yaralanmada, hastalık, engellilik ve yaşlılıkta, ağrı ve fonksiyon bozukluklarında uzman hekim tanısı sonrası elektrik akımı, sıcak ya da soğuk uygulaması, egzersizler ya da çeşitli dalgalarla fizyoterapi uygulamaları yapılır. Sağlık ve yaşam kalitesinin artırmaktadır.

Egzersiz

Beden, zihin ve ruh gelişimi için egzersizler, tarihi binlerce yıl öncesine dek dayanan bir felsefe ve sağlık sistemidir. Ch‘i diye adlandiırılan bu sistem, varlıkları ve işleyişleri bilimsel olarak kanıtlanmış, beden ve zihnin sindirim, düşünmek, hissetmek, hareket etmek, v.b. gibi tüm işlevlerine yardımcı olan ve oluşumuna katılan saf bir enerji olarak düşünülebilir. Devamı için tıklayın


Kendi Kanı ile Tedavi

Kendi kanıyla tedavi, bireyin kendi veninden alınan kanın tekrar şırınga edilmesine dayanır. Bazı durumlarda alınan kan işleme tabi tutulduktan sonra hastaya enjekte edilebilindiği gibi başka maddelerle karıştırılarakta uygulanabilir.

Kendi Kanı ile Tedavinin Kullanım Alanları

Akut ve kronik enfeksiyonlar

Dejeneratif hastalıklarda özelliklede romatizmal hastalıklar

Kan oluşumu bozukluğu

İmmun sistem disfonksiyonları

Devamı için tıklayın


Refleks Tedavisi

Refleksterapi Doğu’ya özgün meridyen teorisi, akupunktur noktaları, güney Amerika yüz haritaları ve klinik nörolojiyi de içeren birçok sistemin kombine edilerek kullanıldığı tedavi edici bir metottur. Rahatlatıcı ve toksik faktörleri uzaklaştırıcı doğal bir tekniktir. 

Bölgeler, meridyenler ve sinir sonlanmaları boyunca spesifik noktalara yapılan basınçlar nörobiyolojik sistem ve merkezi sinir sistemini uyararak kan akışının artmasını sağlar. Birincil etkisi derin genel bir rahatlama ve ikincil etkisi kas ve sistemindeki rahatlamadır. 



Uygulamalı Kinezyoloji

Kinezyoloji, hareket eden kaslardaki enerji akışının kontrolü yani kas testi demektir. Uygulamalı kinezyoloji bir tanı ve aynı zamanda tedavi metodudur. Asıl amaç bedenin kendi enerjisini kullanarak bedensel ve ruhsal dengeyi sağlamaktır. Beden bütünlüğü içerisinde kaslara özel teknikler ile soru sorma yöntemidir.  

Tüm organizmanın durumu kendini kas fonksiyonlarında gösterir. Yani kaslar organizmada oluşan ve vejetatif sinir sistemine kaydolan her şeyin bir göstergesidir. Korkuların tedavisi, stresin azaltılması, vücudun ihtiyacı olan destek ürünlerin bulunması, toksinlerin belirlenmesi gibi  pek çok duruma kinezyolojik yöntemle yaklaşmak ve çözmek mümkündür.



Kayropraktik Tedavi

Kayroprakti kelimesi Yunanca Chiros Practicos yani el uygulamaları anlamına gelmektedir. Omurga ve sinir sisteminin, ilaçsız ve ameliyatsız sağlığının korunması için tasarlanan ve uygulanan bir tedavi şeklidir. 

Omurganın doğal yapısında olmayan bir omur kilitlenmesi beyin ile vücut arasındaki iletişim ağında kopukluğa neden olur. Bu nedenle de vücut, fonksiyonlarını gerektiği gibi sürdüremez hale gelir.

Kayropraktik tedavi kırık, kanser veya romatizmadan kaynaklı olmayan rahatsızlıklarda uygulanır. Kayropraktik ile hasta özel tedavi masalarında omurgasındaki kilitlenmiş omurlara el üzerine yapılan hafif bir baskıyla tedavi eder. Bu müdahale ile sinirlerdeki baskı giderilerek, sorunlu bölgeler tedavi edilir. Beyin ile vücut arasındaki bağlantı normale döner ve şikayetler azalır.



Homeopati

Homeopati, “benzeri benzer ile tedavi etme” anlamına gelir. Bu tedavideki amaç, hastaya zarar vermeden, ılımlı ve güvenilir bir yolla hastalığı tümüyle ve kökten iyileştirmektir.

Homeopatik ilaçlar; bitkilerden, hayvanlardan, minerallerden ve insanlara veya hayvanlara ait hastalıklı dokulardan yüksek oranda seyreltilerek etkin hale getirilir. Belli bir seyreltme noktasından sonra artık ilacın elde edildiği madde yok olur ve sadece onun enerjisi veya o maddenin ruhu olarak nitelendirebileceğimiz kısmı kalır. 

Sağlıklı bir insanda hastalığa yol açan bir madde çok az miktarda alındığı takdirde söz konusu hastalığı hasta bir insanda tedavi eder. Bu süreç içinde hasta insanın sahip olduğu yaşam gücü aldığı ilaçla daha da güçlenmek için harekete geçer ve vücudun kendi kendini iyileştirmesini sağlar.

Devamı için tıklayın


Ayurveda

Ayurveda kelime anlamı olarak "yaşam bilgisi" olarak bilinir. Kökeni Hindistan’ın Vedik kültürüne dayanan 5000 yıllık bir doğal şifa sistemi olup, insanoğluna beşeri potansiyelinin üst sınırını gerçekleştirirken, her yönden dengede ve zinde kalmasına yardımcı olan bir bilgelikler bütünüdür.

Ayurveda insanı bir bütün olarak ele alır. Beden, ruh ve zihin. Eğer bu bütünlük bozulursa, kendimizle barışıklığımız gider ve hastalıklar da böyle oluşur. Ayurveda bizi kendimizle barıştırma halidir. 

Ayurveda felsefesine göre; dünyadaki her şey 5 unsurun kombinsyonuyla oluşmuştur. Bunlar: Boşluk, hava, su, ateş ve topraktır. Bu bize beş duyu organımızı anımsatmaktadır. Eğer 5 duyu organımızdan birini yitirirsek denge kaybına uğradığımız herkes tarafından kabul görmektedir.

Devamı için tıklayın


Biorezonans

Rezonans kelimesi elektronikten gelmektedir. İki eş elektriksel sinyalin birbirini seçmesi ve ilişkiye geçmesi olarak tanımlanabilir. Biyolojik sistemler için rezonans, kullanan yöntemlere ve teknolojilere genel olarak biorezonans denilmektedir.

Biorezonans bir enerji tıbbı yöntemidir. Elektromanyetik frekanslarla uygulanır. Vücudumuza zarar veren elektromanyetik frekanslar cihaz aracılığı ile ters çevrilir ve kişiye gönderilir. Birbirinin tam tersi iki manyetik alan karşılaşınca nötrleşir. Bu şekilde bakterilerin, virüslerin, parazitlerin, ağır metaller gibi tüm zararlı etmenlerin manyetik bilgisi vücudumuzdan temizlenmiş olur. Ayrıca vücudumuza ait salgılarda bulunan sağlıklı frekanslarda güçlendirilerek kişiye verilebilir. Böylelikle bağışıklık sistemimiz desteklenmiş olur. Bu da iIaçsız, ağrısız ve kalıcı olarak iyileşme anlamına gelmektedir.

Devamı için tıklayın


Manyetik Alan Terapileri

Yer kabuğunun doğal bir manyetizması vardır. Doğal ve hassas bir tedavi şekli olan manyetik alan etkileşimine dayanan yani girişimsel olmayan fiziksel bir tedavi metodudur. Bu manyetizma hücre zarında madde alışverişini mümkün kılar. Böylece atık maddeler ve toksinler uzaklaştırılır, hücrelere ve dokulara oksijenin daha fazla gitmesini sağlar ve gerekli mineraller hücre içine alınır.

Elektrosmog adı verilen teknolojinin beraberinde getirdiği elektromanyetik kirlenme, insan sağlığını tehdit eden ciddi unsurlardan birisidir. Cep telefonu,radyo ve tv dalgalarından, ev ve iş yerlerindeki bilgisayar ve elektrikli diğer eşyaların yaydığı elektromanyetik dalgalara kadar, maruz kalınan elektromanyetik kirlenme sosyal yaşam ortamında hemen hemen her yerde sağlıksız bir atmosfer yaratmaktadır.

Manyetik alan tedavisi, teknolojinin beraberinde getirdiği bu elektromanyetik kirlenme ortamının insan vücudunda oluşturduğu zararlı etkileri ortadan kaldırarak doğal ve kirlilikten arındırılmış bir ortam koşulu oluşturur.

Devamı için tıklayın


Detoksifikasyon ve Şelasyon Tedavisi

Detoksifikasyon organizmanın kendisine zararlı olan toksik maddelerden temizlenmesi anlamına gelir.

Bedenimizi kirleten çevresel toksinleri gideren detoksifiye edici yöntemleri (detoks kürleri) ve araçları kullanmamız sağlıklı ve uzun bir yaşam için gereklidir.  Vücudumuza zarar veren bu maddeler; dokularımızın, organlarımızın , hücrelerimizin ve hücre içi organellerin başlıca düşmanlarıdır.

Her yıl insanlar, topraktan, sudan, soludukları havadan ve aldıkları gıdalardan edinilen binlerce kimyasal ve fiziksel toksik ve zehirleyici maddelerin etkisi altında kalmaktadırlar. Bu zehirleyici maddeler insan organizmasında, beden direncinin azalması veya yok olması, hormonal dengesizlikler, sinir sistemi bozuklukları veya direnç kaybı, fizyolojik dengesizlikler ve hatta geriye dönüşü olmayan hastalıklar (kanser)  gibi çok çeşitli ve farklı belirtilerle kendilerini gösterirler.

Devamı için tıklayın


Vega Test ile Tanı

Vega Test Expert, bedenin kendi kendini iyileştirme kabiliyeti ile ruh arasındaki çağlar öncesinden kanıtlanmış bağlantıları, en ileri teknoloji ışığında yeniden keşfeden bir diyagnoz sistemidir. Enerji görüntüleme yöntemi ile, hastanın bedensel çalışma düzeni ve enerji durumuyla ilgili genel değerlendirmeler  yapılır. Bedenin geneli ve organlar ile ilgili tam ve net bir fikir sahibi olmak için Vega Test sonuçlarından faydalanılır. Vega Test, 5000 yıllık geleneksel Çin tıbbı ile çağdaş batı teknolojisinin sentezi olarak elektroakupunktur yönteminin birleşimidir.

Vega Test Expert ile kişinin enerji durumu, bedensel iç düzeninin işleyişi ve muhtemel iltihap ve rahatsızlık alanları konusunda bilgi elde etmesinde yardımcı olan muayene ölçümleri sistemidir. Bu ölçümler için ihtiyaç duyulan zaman birkaç dakikayı aşmaz.  Vega Test Expert, çok kısa sürede, hastanın 7 temel vücut bölgesindeki genel durumu konusunda kesin bir fikir vermektedir. Hızlı ve etkili test süreci, hastadan da öte, bedenin kendisini nasıl hissettiğini tam olarak belirlemesinde yardımcı olmaktadır.



Kolonhidroterapi

Kalın bağırsaklara kolon denilir. Hidro; su veya suyla ilgili demektir. Kolon Hidroterapi; bağırsakların suyla yıkanması işlemine verilen isimdir. 

Kalın bağırsaklar sadece atılım organı değildir. Çok sayıda önemli görevi vardır. Mide ve ince bağırsak pasajını geçen besinler en son olarak kolonda işleme tabi tutulur ve içinde bulunan önemli besinler emilerek kana karışır. Kronik kabızlıkta ve bağırsakların iyi çalışmadığı durumda kolon cidarında sürekli artıklar birikir. Bu artıklar kolon cidarına yapışır ve kolonun duvarında bulunan floranın değişmesine neden olurlar. Bedenimizin toksik yüklenmesine en sık neden olan hadise ise bağırsakların iyi çalışmaması sonucu kanda biriken toksinlerdir. Kolonhidroterapi bedeni toksin oluşumundan temizlemektedir.

Devamı için tıklayın


Homotoksikoloji

Homotoksikoloji terimi üç kelimeden türemiştir: homo Yunanca’da insan, toksiko toksin veya zehir ve loji bilim ya da inceleme demektir yani homotoksikoloji insanlarda toksinlerin etkilerinin araştırılması olarak tarif edilebilir. Homotoksikoloji geleneksel tıp ile tamamlayıcı tıp arasında köprü oluşturur.

Homotoksinlere karşı savunma mekanizmasının reaksiyon şiddeti hastanın içinde bulunduğu klinik durumu tarif eder. Semptomlar vücudun toksinlerden kurtulmak adına gösterdiği çabanın dışavurumudur.

Bir taraftan klinikte homotoksikoloji uygulamalarına yönelik yaklaşımlar uygulanırken, diğer taraftan ilaçların etki mekanizmalarına yönelik araştırmalar devam etmektedir. Homotoksikoloji geleneksel tıbba çok bağlıdır ve “ açık fikirli” geleneksel doktorlar tarafından kabul edilebilirliğinin dayanağı, geleneksel tıbbın moleküler biyolojik modelleriyle açıklanabilir olmasıdır. Diğer taraftan ve geleneksel ilaçların aksine, antihomotoksik ilaçlar aktif içerikleri mikro dozlarda hatta nano dozlarda içerir ve bu yüzden toksik değildirler.



Mikrobiyolojik Tedavi

Bağırsakların önemini, bağışıklık sistemi ile olan bağlantısı ve kronik hastalıklar ile dirençli vakalardaki yeri üzerinde çok önemli çalışmalar vardır. Reviquant ve vega sistemlerle yeri geldiğinde dışarıdan serolojik test sonuçlarına göre bozuk bağırsak florası durumlarında, eksik olan mikrobiyolojik grubun yerine konulması tedavisidir.

Sağlıklı bir beden ancak sağlıklı bağırsaklar ile mümkündür. Bu prensipten yola çıkarak, nöralterapinin yanı sıra beslenmenin düzenlenmesi ve mikrobiyolojik ajanların kombinasyonu sıkça uygulanan bir tedavi yaklaşımıdır.


Aromaterapi

Aromaterapi bitkisel özyağların kimyasal yapısı ve enerjilerinden faydalanan ve masaj, teneffüs (buğu), kompres, banyo ve diğer yollarla uygulanmasını içeren, sağlık ve güzelliği destekleyen doğal bir terapidir. Bitkisel özyağlar, aromatik bitkilerden buhar/damıtma yoluyla elde edilen konsantre yağlardır. Bu özyağlar günlük yaşamda genellikle kullanılan diğer vücut yağlarının aksine, cilt tarafından çok kolay emilen, çok güçlü etkileri olan ve dikkatle kullanılması gereken yağlardır. 

Aromaterapinin Kullanım Alanları

Kas, kemik ve eklem sorunları

Stres kaynaklı sorunlar 

Menopozla ilgili sorunlarDevamı için tıklayın


‘Bach‘ Çiçek Terapisi

Bach çiçek terapisi, hastalıkların çoğunun fiziksel değil, zihinsel ve duygusal kaynaklı olduğu tezine dayanır. Korku, umutsuzluk, kaygı, irrasyonellik ve yorgunluk gibi duygusal problemlerin birçok hastalığa davet niteliği taşır. Yabani bitkiler, çiçekler ve ağaçlar bu duygusal problemlerin tedavisine destek olur. Bitkilerin pozitif gücü bedenimize nüfus ederek bize pozitif bakış açısı kazandırır. Böylece pozitif ve zihinsel güç kazanırız ve bedenimize hastalıkları davet etmeyiz. Kendimizi olumlu, sağlıklı ve canlı hissederiz.

Bach Çiçek Terapisinin Kullanım Alanları

Stres

Depresyon

Aşırı üzüntü ve şokDevamı için tıklayın


Çakra Tedavisi

Çakra dengeleme, yedi çakra veya enerji merkezinden oluşan eski Hint inancını temel alır. Her açıdan sağlıklı bir insanın tüm çakraları dengededir ve enerjileri tamdır. Çakraların durumu fiziksel, zihinsel ve ruhsal durumumuzun aynasıdır. Dengede olmamaları bizim de dengede olmadığımızı gösterir.

Uzun süren hastalıklar, ağır tedaviler, büyük üzüntüler, yoğun stres, parasal kayıplar bizi fiziksel olarak zayıf düşürür, duygusal dengemizi bozar, ruhumuzu yorar. Çakralar ve aura üzerinde yapılan terapi, tıbbi tedaviler, psikolojik terapiler veya  ruhsal çalışmaların bütünleyicisidir.  

Çakralarımızın yetersiz ya da dengesiz çalışması, tedavilerin, terapilerin yeterince sonuç vermemesine ya da geri tepmesine neden olabilir.  Enerji bedeni üzerinde yürütülen bu dengeleme ve güçlendirme terapisi, şifalandırıcı bir enerji duşu etkisi yaratır. Meridyenler üzerinden akan enerji ile hormonlar dengelenir, organlar şifalanır, yaşam gücü artar, bu şekilde fiziksel bedenin uyumlu çalışması desteklenir.